Kadınlar şiir yazabilir mi? Yazdıklarından belli fena halde sinirlendiği. Kısa, kesik kesik cümlelerle bir “hınç” çağlayanı halinde demir gibi laflarını ekranıma fırlatıyordu. Derdi, anlayın işte canım, “adam yerine konulmamak!” “Zaten siz erkekler…
-
-
Ermeni tehciri
Ermeni tehciri Galiba bugün “insaf sahibi” bilim adamlarının söylediklerini daha 1915’lerde, yani Ermeni Tehciri vuku bulurken “Tarihi Sevdiren Adam” söyleyivermiş. Nasıl mı? Beraber kulak verelim Eskişehir’de tehcire bizzat şahit olan Ahmed Refik’in…
-
“Avrasya’da dolaşan hayalet”
“Avrasya’da dolaşan hayalet” Eskiden olsa dünyada böyle düşünemezdim. Öyle yeşil komünizmmiş, İslam sosyalizmiymiş; Allah korusun! Hele Lenin’in “yoldaşı” olsun da benden selamın s’sini alsın, olacak şey değildi! Şimdi görüşlerimde mi bir değişim…
-
Bir Dostoyevski çek, Pamuk’suz olsun!
Bir Dostoyevski çek, Pamuk’suz olsun! Kur’an’ı, Kant’ı (Saf Aklın Eleştirisi), Hegel’i, özellikle onun Felsefe Tarihi’ni gönder bana. Geleceğim, bütün bu kitaplara bağlı.” Dostoyevski, 22 Şubat 1854 tarihli mektubunda —cezalı askerliğini yaparken— böyle…
-
Yeniçerilerin son yürüyüşü
Yeniçerilerin son yürüyüşü Askerî Müze’de rastladığımız bazı kıyafet örnekleri, savaşlarda koyunlarında taşıdıkları sararmış En’am cüzleri, şurda burda nadiren örneklerine rastladığımız “orta nişanları”nı taşıyan mezar taşları ve tarihin mermer alnına kazıdıkları şevket ve…
-
Yeniçerilik kalktı, iyi mi oldu?
Yeniçerilik kalktı, iyi mi oldu? Rahmetli Necip Fazıl, ilk baskısı 1970’te çıkan Yeniçeri adlı kitabında Mareşal Fevzi Çakmak ile 1942 yılında yaptığı ilginç bir görüşmeden bahseder. Çeşitli konularda karşılıklı fikirlerin serdedildiği bu…
-
İstanbul’u boşaltmak!
İstanbul’u boşaltmak! Bir deprem, sadece bir depremden ibaret değildir. Sonuçları itibariyle toplumsal hafızada uzun vadeli etkiler bırakır. Gündelik dilin içinde biraz haşince açtığı iz, yıllar geçse bile kendisini fark ettirir. 1755 Lizbon…
-
Bassam Tibi’nin aklı İslamcılığa basar mı?
Bassam Tibi’nin aklı İslamcılığa basar mı? Herkesin tersine gitmek gibi bir inadım yok; ancak bir şeye canım çok sıkılıyor: Düşünce gardıroplarımızın birkaç yılda bir boşalması ve ardından hemen yenileriyle doldurulması. Bir genç…
-
İslamcılık uçurumu
İslamcılık uçurumu 28 Şubat sürecinin demokrasimiz için “hayırlı” sonuçlar doğurduğunu beyan eden itirafçılar silsilesi yeni üyeler kazanmaya devam ederken, İslamcılık veya siyasî İslam tartışmaları da bütün hızıyla sürüyor. Yalnız yerli yazarlar değil,…
-
Yılmaz Karakoyunlu’nun hayalî tarihi
Yılmaz Karakoyunlu’nun hayalî tarihi Yılmaz Karakoyunlu ismini Salkım Hanım’ın Taneleri romanından hatırlayacaksınız. Geçtiğimiz yıl filme çekilmiş ve “Varlık Vergisi” tartışmasına yol açmıştı. Dikkatli okuyucularım, filmde bazı bilgi yanlışları ve abartıları yazdığımı hatırlayacaklardır.…
-
Ertuğrul Özkök’ün eşi başını örterse!
Ertuğrul Özkök’ün eşi başını örterse! 7 Haziran Çarşamba günü belediye otobüsünde önümde oturan şahıs, Hürriyet gazetesini katlaya katlaya okumaktaydı. Malum, bizim otobüslerde tek başına bir şey okumak kanun hükmünde kararname ile yasaklanmış…
-
Osmanlı’nın ”muhteşem” gerilemesi!
Osmanlı’nın ”muhteşem” gerilemesi! Osmanlı tarihinin ilk yarısını fazlasıyla “bizden” kabul ederiz de, ikinci yarısını çöpe atmaya hazırızdır. Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş dönemleri “bizim” tarihimizdir, gerileme ve çöküş yılları ise sanki başkasının!…
-
Rusya-Türkiye diyalog köprüsü
Rusya-Türkiye diyalog köprüsü Çağdaş Rus şairlerinden Yevgeni Yevtuşenko’nun 1993’te yazdığı “Yitiriş” adlı şiiri şu cüzzamlı mısralarla dalgalanıyor; tıpkı Rusya’nın kendisi gibi: Rusya, Rusya’da yitirdi Rusya’yı. Rusya kendisini arıyor tıpkı karda kesik bir…
-
Güneşin batmadığı günler
Güneşin batmadığı günler Ne olduysa oldu, geçtiğimiz hafta şeytanın bacağını kırıp Bakü’ye gidişimden itibaren konar göçer leyleklere döndüm. Önce Bakü, ardından Kapadokya, en son olarak da Moskova–St. Petersburg gezilerini bir haftaya sığdırmayı…
-
Osmanlı’yı donduran soğuk
Osmanlı’yı donduran soğuk Osmanlı tarihini anlamak niçin Cilalı Taş Devri’ni anlamak kadar zor? Osmanlı’dan hâlâ kopamadığımız, kendimizi ondan ayırt etmesini bilmediğimiz için midir bu esrarengiz tarihin labirentlerinde Mısır piramitlerinin koridorlarındaki gibi kayboluşumuz?…
-
Felsefeye dalmak!
Felsefeye dalmak! Felsefe en zorlu alan gibi görünür gençlere. Bunun çeşitli sebepleri var elbette. Yetiştiğimiz yıllarda büyüklerimiz felsefenin yanına yaklaştırmaz, “Felsefe, vesvese” tekerlemesini dillerinden düşürmezlerdi. Buna rağmen felsefe okumak için yola çıkanları…
-
Memleketimden Nazım manzaraları
Memleketimden Nazım manzaraları Geçtiğimiz 3 Haziran günü, Nazım Hikmet’in ölümünün 37. yıldönümüydü. Bu yıl eskisinden daha “görkemli” bir kutlama düzenlenmiş gazetelerden öğrendiğimize göre. Türkiye’den Moskova’ya giden bir grup gazeteci ve yazar Nazım…
-
107 yıl önceki bir okuma listesi!
107 yıl önceki bir okuma listesi! Geçtiğimiz hafta tarih ve sosyoloji alanlarında önemli 10’ar kitabın ismini kısa notlarla birlikte duyurmuştum. Edebiyat, felsefe, yakın tarih, şiir, İslam kültürü gibi alanlarda da listeler oluşturmaya…
-
Sezai Karakoç’un köprüsü
Sezai Karakoç’un köprüsü Büyük şehre gelen her Anadolu delikanlısının ilk yılı genellikle tutunacak bir dal aramakla geçer. (Kızlar için durumun nisbeten daha kolay olduğu söylenebilir, zira ön şartları yeterince hazırlanmamışsa aileler zaten…
-
İstanbul’un nesini severim?
İstanbul’un nesini severim? İstanbul’u dillerine düşürenler hep “aşk diyarı” Boğaziçi’nin ruhlara neşe damlatan manzaralarını, “şehrin tacı” addedilen Sultanahmet ve Ayasofya civarının taşından toprağından tüterek binlerce yılın katmerleşe katmerleşe eşyaya sinmiş seslerini, Topkapı…