• Home
  • Genel
  • Abdülhamid, Mehemed Âkif ve Masonluk…

Abdülhamid, Mehemed Âkif ve Masonluk…

Sorular
1. Mehmed Akif’in Safahat’ında II. Abdülhamid’e, “BAYKUŞ, KORKAK, MELUN…”  dediği doğru mu?
Baykuş, korkak dediğni görmek için einizde bulunan herhangi bir Safahat nüshasına bakmanız yeterlidir .

2. CEMALETTİN EFGANİ VE ABDUH’UN MASON OLDUKLARI DOĞRU MDUR? CEMALETTİN EFGANİ’NİN BİR İNGİLİZ AJANIYLA II. ABDÜLHAMİD’E SUİKAST PLANLADIKLARI VE ABDÜLHAMİD HAN’IN EFGANİ’Yİ İSTANBUL’DAN UZAKLAŞTIRDIĞI DOĞRU MUDUR?
Mason oldukları söylenir. Suikast olayını duymadım ama Abdülhamid Han elindeki kozu sokağa atmaz, Afgani’yi İstanbul’da göz hapsinde tutması daha akıllıca olurdu. Öyle de yapmıştır.

Faris Özdemir

3 Comments

  • Ömer Hacı Ali

    13 Ocak 2013 at 18:52

    Müslüman camianın büyük bir kısmında Abdülhamid’in başkalarıyla olan ilişkileri incelenirken, kendisinin hem zatı, hem de fiilleriyle hak ve hakikatin şüphe edilemez biçimde mümessili olduğu, devrinde yaşamış kişilere de onunla uyuşmaları-ayrışmaları ışığında bir değer, bir haklılık atfedildiği görülüyor. Abdülhamid’in devrin emperyal güçlerine ve siyonist yapılanmaya karşı verdiği takdire şayan mücadele, İslam davası güden fakat kendi yöntemleri ile çelişen başkalarına karşı da her zaman haklı ve isabetli taraf olduğu anlamını doğurmaz. Abdülhamid tamamen Osmanlı hakimiyeti altında bir İttihad-ı İslam fikri takib etmesine rağmen, Afgani böyle kısıtlayıcı bir şarta bağlı olmaksızın mümkün olan her türlü lokal imkanın da sonuna kadar kullanılarak bir İslami diriliş mücadelesi verilmesine taraftardı. Masonluğu da (bugün artık ortaya çıkmış bulunan bütün kirli yüzleriyle bizde uyandırdığı mana ve içeriğe sahip olan masonluğu değil, 19. asırda kendisini monarşilerin despotizmine ve ilmin ışığında geri kalmışlığa karşı çalışan bir aydınlar kulübü olarak sunan masonluğu) bu yönde kullanabilme arayışında bir enstrüman olarak değerlendirdi. Fakat onun bu ilişkisini kendisine çamur atmak için hiçbir fırsatı kaçırmayanlar sürekli gündemde tutmalarına rağmen, gerçek amaçlarına vakıf olduktan sonra masonluktan ayrılışından nedense hiç bahsetmezler. Esasen Afgani’ye kara çalanlar, onun asırlardır İslam’a sirayet etmiş bulunan bid’at ve hurafelere karşı vermiş olduğu mücadelenin kendi meşreblerine de dokunduğu kimselerden başkaları değildir. Aşağıdaki linklerde birçok yönüyle Afgani hakkında bilgi bulunabilir:
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=570
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=403
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=432
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=449
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=473
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=497
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=532
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=457
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=447
    http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=363

    Cevapla
  • gürsel başdemir

    27 Ocak 2013 at 00:46

    ben kısa yazacağım müslüman olan bir insanın herşeyi nettir babası doğumu ölümü söyledikleri herşeyi nettir.yani gizli yahudiler gibi değildir cemallettin efgani doğum olarak irandan ama kendisini afganlı olarak göstermiştir yalnışım varsa yazın bu bir fikir verir neden abdülhamit han istanbula çağırıp salmamıştır masonlar islama karşıda en şiddetli saldırılarını o zaman yapmışlardır hür ve kabul edilmiş masonların resmi sitesinde celil layıktezin osmanlıyı nasıl yıktıklarını ballandırarak anlatır denildiği kadar basiret sahibi ise bu efgani neden masonlarla ilgili gerçeği görememiş ömer ali

    Cevapla
  • Sezgin

    14 Mayıs 2013 at 22:26

    Akif çok fazla abartılan bir insan. Şunu iddia ederim ki milli marşı yazmasaydı Akif mesela bir Arif Nihat Asya ya da Yahya Kemal Beyatlı kadar bile meşhur olamayabilirdi.
    Akif neden bilmiyorum kendisinde Abdülhamit düşmanlığı vardı. Ayrıca Muhammed Abduh gibi Cemaleddin Afgani gibi adamların tesirinde kalmıştır.
    Osmanlı bir İslam devletiydi. Hatalarıyla doğrularıyla, iyi veya kötü. Böyle bir devletin yıkılmasına sebep olmak büyük bir vebaldir. Sebep olmak ise silahlı olur, siyasi olur veya yönetimi sazlı sözlü yıpratmak olur. Akif’de şiiriyle Sultan Abdülhamit Han’ı yıpratmıştır o zor dönemlerinde.
    Bu büyük vebali yarın mahşerde nasıl ödeyecek bilmiyorum. Bu vebalden dolayı eğer tövbe ettiyse bu da kendisini bağlar. İslam toplumuna zarar geldikten sonra her müslümanın bu ve benzeri hareket yapan kişilerde hakkı vardır.
    Akif’te bundan dolayı çok büyük vebal altına girmiştir. Belkide kendisinin ve çocuklarının sonu bundan dolayı sefalet içinde geçti. Oğlu Emin’in sonu için daha içler acısı olmuştu. Allah mahşerde bizi kazananlardan kılsın.

    Cevapla

Bir cevap yazın