• Home
  • Author: Mustafa Armağan
  • Ne yazmalı?

    Ne yazmalı? Ne yazmalı? Yazılacak konular dağ gibi yığılmışken kalemin omuzlarına, ne yazmalı? diye düşünmek anlamsız belki. Yazılacak o kadar çok mebzul miktarda konu var ki kültür alanında… Fakat ne tuhaf, serazad…

  • Post-muhafazakarlık

    Post-muhafazakarlık  Batı düşüncesindeki gelişmelere hep aynı temanın tekrarı gibi de bakabilirsiniz. Neticede Whitehead’in dediği gibi Batı felsefesi bir açıdan Eflatun’a düşülen dipnotlardan ibaret kabul edilebilir. Bir de içeriden, bu düşünce okulları veya…

  • Konuşmayan Osmanlı

    Konuşmayan Osmanlı  Ali Seydi Bey Teşrifat ve Teşkilat–ı Kadimemiz’de sefirleri huzura kabul ederken padişahların hemen hiç konuşmamasının bir teşrifat kaidesi olduğunu belirtir. Elçi içeri girince yere alnını sürer ve sebeb-i ziyaretini belirten kısa…

  • İyi yazar-kötü yazar

    Fosillerin dansı Bu köşede yayınlanan ilk yazım yukarıdaki başlığı taşıyor ve Edward W. Said’in Culture and Imperialism kitabını konu alıyordu. Said’in Batı kültürünün oluşum sürecine emperyalist siyasetin nasıl müdahil olduğunu ve adım…

  • Bir Havel’imiz bile yok!

    Bir Havel’imiz bile yok!  Hükümdarların mı filozof yoksa filozofların mı hükümdar olması gerektiği tartışmasını siyasi düşünce tarihinde en azından Eflatun’un Devlet’ine kadar geri götürmek mümkün. Tarihin çok nadir anlarında gerçekleşmiş olan bilge-kral…

  • Bir yayınevi macerası

    Bir yayınevi macerası  Türkiye’de yayıncılığın biraz tuhaf bir tarihi vardır. Hep kısa vadeli ve günübirlik düşünülmüş gibi gelir insana yayınevlerinin tarihlerine yakından bakılınca. Piyasanın “yürü ya kulum” dediği dönemlerde birdenbire parlayan yayınevleri…

  • Demokrasiden kim korkar?

    Demokrasiden kim korkar?  Zannedilir ki demokrasi Batı’da altın bir tepside ihsan edilmiştir insanlara. Zannedilir ki genel oy hakkı, yani bütün vatandaşların seçmen statüsünde oyunu serbestçe kullanabilmesi hakkı Avrupa’da Rönesans ve Aydınlanma’yla birlikte…

  • Tarihi yorumlamak

    Tarihi yorumlamak  Dikkat ediyorum da, eş dostla ne zaman şöyle koyu bir ‘N’olacak bu memleketin hali’ muhabbetine koyulsak hemen tarihe atıflarla birlikte hararetleniyor ortam ve tartışmaların ardı arkası kesilmiyor. Aslında tarihe alışageldiğimiz…

  • Bizans Sarayı’ymış!

    Bizans Sarayı’ymış!  Birkaç hafta önce “ciddi” sayılabilecek gazetelerimizden birinde 9 sütuna manşetten efsanevi Bizans Sarayı’ndan kalıntılar bulunduğu haber veriliyordu. On sayfanın tamamı, bu “özel haber”e tahsis edilmişti. Demek ki, Türkiye’nin içinden geçmekte…

  • Köşe yazmak

    Köşe yazmak  Geçtiğimiz hafta Kültür Atlası’nı biraz ufalmış ve köşesine büzülmüş gören okuyucularım sebebini sordular haklı olarak: Yazacak bir şeyim mi kalmamıştı yoksa reklamlar yüzündenkapladığım alan mı daraltılmıştı? Doğrusunu söylemem gerekirse ikisi…

  • Kayıp şehrin ansiklopedisi

    Kayıp şehrin ansiklopedisi  İstanbul üzerine çalışanlar iyi bilir; ama dikkatli okuyucuların da ucundan kıyısından aşina oldukları, maalesef yarım kalmış bir ansiklopedisi vardır Reşat Ekrem Koçu’nun: İstanbul Ansiklopedisi. Popüler şehir tarihçiliğinin babası olarak kabul…

  • Haritalar da yalan söyler!

    Haritalar da yalan söyler!  Gün gelip de bilgimin sınırlı olduğu haritalar hakkında, üstelik“yalan” siyleyebildiklerine dair bir yazı yazacağım aklıma gelmezdi. Ama yazarlık bu! Hangi bakir toprağa kanat vuracağıbelli mi olur kalemin? Borges’in Alçaklığın…

  • Hüzünlü Kanatlar

    “Muhayyile” demiş unlu yazar Samuel Beckett, “insan ne yapacağını bilmez olunca acar hüzünlü kanatlarını.” Bence bu “hüzünlü kanatlar” terkibi modern dünyada aydının konumunu anlatmaya çok elverişli bir anahtar olabilir. Gerçekten de “hüzünlü”…

  • Kalem ve kılıç

    Kalem ve Kılıç  Çağımızda, ‘sürgün’ olmanın önemini vurgulayan bizzat sürgündeki yazarlar resmi geçit yapıyorlar masamdan: Thomas Mann, Adorno, Gelibolulu Mustafa Ali… (Son ismin hemen bütün Osmanlı bürokratları gibi sürgünlüğü bir hayat tarzı…

  • Bir tatil yazısı

    Bir tatil yazısı  Ne zamandır gömülüp kaldığımız İstanbul’un kumpasından kendimizi kurtarmak için hafta başında Yalova’ya gittik ailece!.. Bu sıcakların bunalttığı günlerde çocukların da nefes almaya meğer ne çok ihtiyaçları varmış!.. Yalova 77. ilimiz.…

  • Gerilim toplumu

    Gerilim toplumu Genclerle konusuyoruz. Basortulu bir universite ogrencisi soruyor, ‘Ne olacak halimiz?’ diye. Yanindaki arkadasinin gozu tarih mastiri yapmakta; hangi konuyu, nasil calisabilecegini soruyor. Dogrudan degil, meselenin kutrunu genisleterek cevap vermeyi deniyorum.…